www.cicibebe.net
bebek,anne,çocuk ve aile sağlığı sitesi

Cicibebe.Net
9 yaşında

Anasayfa Forum Gebelik-Doğum Bebek
Bakımı
Çocuk
 Sağlığı
Kadın
Sağlığı
Erkek
Sağlığı
Cinsel
Sağlık
İlkyardım

 

  

Bebek Resimleri

Bebeğinizin Burcu

Bebek İsimleri
Annelerden Hikayeler
Bebek Web Sayfaları
Çocuklara Hikayeler
Anne- Bebek Kitapları
Online Alışveriş
Videolar
Oyunlar
Bilmeceler
Tekerlemeler
Yuvalar
Doktorlar
Linklerimiz
  

Evde yapabileceğiniz maskeler
Her zaman sexi görünebilirsiniz
Evliliğiniz kabusa dönüşmesin
Boşanmak için çocuğun büyümesi mi beklenmeli?
Kadınlar için 10 kritik test
100 kalori yakmanın 100 yolu
Daha güzel görünmek için bazı öneriler..
 

 

Erkeklerin biyolojik saati
Cinsel hastalıklar
Saç dökülmesi
40 yaş üstü erkekler.
Erektil bozukluk,orgazm bozukluğu,erken boşalma...

YENİLİKLERDEN
HABERDAR ET

Adınız Soyadınız

Mailiniz

 
Sitemizi bir sonraki gelişinizde daha rahat bulmak için giriş sayfası yapmak isterseniz tıklayın

 


Nöbetçi Eczaneler
Hastaneler
izmirsehirrehberi

GEÇ KONUŞAN ÇOCUKLAR

Konuşma ve dil gelişimi iletişim ve sosyal hayatın en önemli öğesidir. Kişi iletişim araçları ile kendini ifade eder ve hayatını devam ettirir. Konuşma ve iletişimin eksik kaldığı bir hayatta bir çok sıkıntının gelişmesi açısından zemin hazırlanmış olur. Çocuk ilk doğduğu günden beri sürekli olarak psikososyal ve psikomotor gelişim süreci içerisindedir. Dil gelişimi de belli ölçüde doğumdan itibaren gelişmeye başlar. En ideal olanı çocuğun yaşına uygun konuşma becerisine kavuşması ve bu yönde herhangi bir gelişimsel bir sıkıntı oluşmamasıdır. Çocuğun zamanında konuşması, psikososyal gelişimin aşamalarının düzenli olması , çocuğun sosyal ilişkilerinin ve gelişiminin normal olması , zeka ve öğrenme kapasitesinin normal seviyeye gelmesi , ulaşması gereken gelişimsel dönemlere varması için gereklidir. Konuşma bu kadar önemli olduğuna göre isterseniz konuşmanın zamanı ve bunu pozitif ve negatif yönde etkileyen etkenleri gözden geçirelim.

        Genelde bütün çocukların konuşması ve dil gelişiminin olması için yapısal olarak sinir sistemi , sinir sistemi ile dil kasları arası yollar , ağız -damak -dudak -diş yapısının doğuştan normal olması gerekmektedir. Bunlarda ki herhangi bir doğumsal sıkıntı ve eksiklik veya sonradan oluşabilecek bozukluk, çocuğun konuşmasını negatif yönde etkileyecektir. Bu normal anatomik yapıyı kötü yönde etkileyebilecek bir çok hastalık mevcuttur. Bu hastalıkların   hamilelik döneminde annede ve çocukta gelişmesi  veya doğum sonrası çocukta gelişmesi ile bu normal anatomik yapı bozulabilecektir. Bu hastalıkları tek tek saymak oldukça uzun ve geniş kapsamlı olduğundan , şu anda fazla ayrıntıya girmeden temel konuları aktarmak istiyorum.

        Çocukların genelde ilk altı ayında yavaş yavaş heceler çıkmaya başlar ( ma ma , ba ba , da da vb ) , 12 aydan itibaren kelimeler çıkmaya başlar ( anne , baba, mama , dede vb ) , 18 aydan itibaren de cümle kurmaya başlar (anne gel , baba ver vb ). Bu gelişim dönemlerinin çok gerisinde kalan çocukların genel olarak konuşma yönünden incelenmesi gereklidir. Zira gözden kaçırılacak bir durum çocuğun iletişim sorununa ikincil olarak , normal zeka gelişimini , sosyal gelişimini kötü yönde etkileyecektir. Bu arada bazı çocuklar hiçbir problemi  ( anatomik ve psikiyatrik ) olmadığı halde  geç konuşmaya başlamakta ve konuşma geç olmaktadır. Ama anne babalara tavsiyemiz , belli bir dönem beklendikten sonra hala konuşmayan çocuklar için gerekli incelemeleri sağlamaları uygun olur.

        Konuşmaya negatif etki eden , yani geç konuşmaya neden olan  yada istenen konuşma seviyesini engelleyen durumları belirtmek yerinde olur. Bunun en sık karşılaşılan nedenleri arasında zeka sorunlarını saymak yerinde olur , Zeka olarak yaşıtlarına göre geri olan çocuklar , yaşıtlarından daha geç konuşmaya başlayacaklardır.

        İşitme sorunu olan çocuklar dış dünyadan hiç bir ses işitmedikleri ve uyaran almadıkları için konuşma sorunu onlarda da yoğun bir şekilde olacaktır. Çocuğun konuşma mekanizmasının ve yeteneğinin gelişmesi için dış dünyadan ses olarak uyarı alması , bunları algılaması , yorumlaması , ayırt etmesi ve bunun sonucunda ona benzer sesleri çıkartması süreci gereklidir. O nedenle konuşmayan çocuklarda işitme yönünün incelenmesi uygun  olur , özellikle sık olarak otitis media ( orta kulak infeksiyonu ) geçiren çocuklar için bu konuda dikkatli olunmalıdır.

        Konuşma ya negatif etki edecek diğer bir durum ise   çocuğun görme sorunu olmasıdır . Bu durum işitme sorunu kadar probleme yol açmasa da çocuğun etrafında olup biteneleri  görmesi , nesneleri tanıması , isimlerini öğrenmesi , diğer çocuklara uyum sağlaması  açısından , görme özürünün olması ,konuşma açısından sorun olabilmektedir.

        Bir başka neden olarak sık havale ve epilepsi  geçiren çocukları örnek olark verebiliriz . Bazı çocuklar normal konuşmaya başladıkları halde , hatta bazı cümleler kurmalarına karşın geçirdikleri havaleler ve epileptik nöbetler çocukların beynindeki işitme merkezi veya ilgili bölümlerde zarara yol açarak , konuşma açısından ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Bu nedenle anne babaların çocuklarının havale geçirmesini engellemeleri önemlidir. Bu durumu olan çocuklarda EEG (elektroensefalografi) çekilerek kolaylıkla  havale ye bağlı sorunlar tespit edilebilir.

        Bir diğer neden olarak kendi halinde olan , çok fazla uyarı almayan çocuklarda , geç konuşma ve iletişim sorunları olabilmektedir. Çocuğun doğduğu andan itibaren insanlar arasında olması , onunla konuşulması , sevilmesi , oyun oynanması onun gerekli çevresel uyarıları alarak konuşmasını hızlandıracaktır. Diğer yandan etrafında fazla insan bulamayan , kendi halinde kalan çocuklarda bu gelişim geri olabilmektedir.

       Yukarıda bahsedilen soruna paralel olarak özellikle 0-3 yaşta izlenen TV ye (saatlerce müzik , reklam izleme ) bağlı olarak  çocuklarda dış dünyadan kopma , kendi halinde olma eğilimi , insanlardan ve insanlar arası ilişkilerden uzaklaşma , nesneler ile daha fazla ilgilenme , duygusal alışverişten vazgeçme , konuşmama , yaşıtları ile ilgilenmeme , seslenince bakmama gibi bir durumun olduğu bir psikiyatrik tablo gelişebilir. Buna bağlı olarak çocukların konuşması gelişmez veya geliştikten sonra gerileyebilir. Bu durum geç farkedildiği zaman konuşma sorununun yanısıra bir çok sorunun eşlik ettiği otistik özellikler gelişebilir . Anne babaların bu kritik yaşam evresinde ( 0-4 yaş ) çok fazla TV izlettirmekten kaçınmaları yerinde olur.

        Ayrıca düzenleme bozuklukları , yaygın gelişimsel gerilikler , kronik depresyon , çocukluk çağı psikozları gibi bir çok hastalıkta ve çok merkezi sinir sistemini tutan hastalıklarda konuşma sorunları yaşanmaktadır.

        Çocuğun konuşma ve iletişim yönünde gelişimini hızlandırmak için yapılabilecekler.( yukarıda bahsedilen hastalıklar ve bedensel sorunlar dışlandıktan sonra )

1- Çocuğa sevgi ve huzur dolu bir aile ortamı hazırlamak    

2- Çocuk ile ilgilenmek ve sevildiğini hissettirmek            

3- Çocuğun bedensel ihtiyaçlarına ( yemek , uyku ,  koruma vb ) cevap vermek

4- Çocuk ile yaşı ne olursa olsun sık sık konuşmaya çalışmak

5- Yaşına uygun bir şekilde onun ile oyun oynamak                 

6- Çocuk ile birlikte vakit geçirmek                                                             

7- Onun dengeli ve çeşitli beslenmesini sağlamak                   

8- Onun kendi haline kalmasına izin vermemek                                 

9- Mümkün olduğunca yaşıtları ile birlikte oyun oynamasını sağlamak

10- İnsanlar arasında sık sık bulundurmak                                       

11- Ona hikaye masal anlatmak , ninni söylemek                    

12- Onun size gönderdiği konuşma ve ses mesajlarına cevap vermek

13- Bir nesneyi eline aldığında onun ile ilgili ona bir şeyler anlatmak ( çocuk 3- 4 aylık bir bebek  olsa bile )

14- TV karşısında çok uzun süre kalmasını engellemek (0-4 yaş )

15- Onun ile konuşurken ses tonunu iyi ayarlamak            

16- Onun işaret ile gösterdiği istekleri onunla konuşarak yönlendirmek, anlatmasını sağlamak (yaşına uygun olarak)

17- Onun fikirlerine değer vermek onun ile sık sık dertleşmek ( yaşına uygun olarak )

18- Onun kendine güvenini artırmak (bakınız özgüveni artırma yolları )

19- Onun sık sık sosyal ortamlarda bulunmasını sağlamak

20- Kalabalık içinde onun konuşmasını teşvik etmek              

21- O konuştuğunda onu cesaretlendirmek , teşvik etmek

22- Onun yaşına uygun bir eğitim almasını sağlamak          

23- Günlük belli bir zaman ayırarak onun ile resimler üzerinde bol bol konuşmak

24- Ondan yaşına uygun olarak hikaye , masal anlatmasını istemek

25- Konuşma zorlukları gördüğünüzde onun dikkatini konuşma zorlukları üzerine çekmemek

KÖŞE YAZILARI

Erdi KANBAŞ  YENİ
ÖZEL EĞİTİM UZMANI-AİLE REHBERİ
Zihinsel Engelli Çocuklar ve Sendromlar - Otizm tüm yazıları>>>
Op.Dr.Hakan Çoker
 Doğumda bebekler ağlamalımı?
 Doğuma Hazırlık
Opr.Dr.Süreyya Şeneldir
 Çocuklarda Sinüzit
Prof. Dr. Yunus Söylet
 İnmemiş Testis
 Kasık Fıtığı
 Hipospadyas (Yarım Sünnet)
Op. Dr. Cengiz Gidener
 Sünnet 
Dr. M. Savan Günay   
 Çocuklarda Gaz   Sancısı 
 
Orta Kulak İltihabı 
 Hiperaktif Çocuklar  
Dr. Alper Mumcu
  Gebelik ve Bilgisayar
 
Ağrılı Cinsel İlişki
 Gebeliğe Hazırlık
 Sezaryen&Normal doğum

 

EN ÇOK OKUNANLAR

Doğum Videoları
Bebek doğum animasyonu
Komik Bebek Videoları
Bebeklerin doğmadan önceki ve doğduktan sonraki resimleri ..
Bebeklere Yemek Tarifleri
Tüp Bebek Uygulaması
İhtiyaç Listesi
Yenidoğan Bilgileri
Ninniler
Bebeklerle ilgili sık sorulan sorular
Bebeğinizin Beyin Gelişimi
Bebeğinizle ne kadar uyumlusunuz?
Anneler ve Çocukları
Burçlara göre anneler
Bebeğinize uyumayı 7 günde öğretin
Bebeğinizin gözleri ve saçları nasıl olacak ?
Boşanma ve Çocuk
İkizlerin Bakımı
Çocuklar nasıl bir anne baba ister?
Çocuklarda Diyabet
Alerjiler
Grip Aşısı
Hepatit B Enfeksiyonu
Okul Korkusu
Okula Başlayan Çocuklara Dikkat
 
Kardeş Kıskançlığı
Çocuklarda Cinsellik
Akdeniz Ateşi
Çalışan Annenin Suçluluğu
Yaşına uygun oyuncak seçimi zeka gelişimini hızlandırıyor
Diş Fırçalama Savaşı
Tırnaklara Dikkat
Geç konuşan çocuklar..
Yaramaz çocuklar..
Üvey Ebeveynler
100 soruda cinsellik!.
Evlat Edinme...
Koruyucu aile ..
Gebe ve emzikli kadınların çalıştırılma şartları nelerdir?