|
| |
GEBELİKTE CİLT VE
SAÇ DEĞİŞİKLİK
Gebelik ortalama 40 hafta süren bir süreçtir. Bu uzun zaman dilimi içinde
gebelerin vücudunda birtakım değişiklikler meydana gelir. Bunların bir kısmı da
ciltte izlenmektedir. Ciltte görülen lezyonlar sürekli göz önünde olduğundan
gebeler tarafından fazlasıyla önemsenmektedir. Bazı hastalıklar gebelikte ortaya
çıkar. Var olan bazı hastalıklar ise gebelikte hormonal değişikliklere bağlı
olarak kötüleşir veya düzelir. Hamilelik sırasında ciltte meydana gelen
değişiklikler şöyle sıralanabilir:
Gebelik çatlakları: Gebeliğin ilerleyen aylarında kırmızı, ciltten hafif çökük
çatlaklar meydana gelebilir.Bunlar dermal bağ dokusunun liflerinin zorlanması ve
dermal elastik liflerin kopması, derinin fazla gerilmesi sonucu oluşur. Genel
olarak 16. haftadan sonra görülür. Aşırı ve hızlı kilo alımı, genetik yatkınlık,
çoğul gebelikler etkendir. Piyasada bulunan çeşitli marka çatlak kremleriyle
durum kontrol altına alınabilir, en azından çatlak olacaksa bunun sınırlı
kalması sağlanabilir. Çatlakları tamamen geçiren veya oluşumunu engelleyen bir
ilaç bilinmemektedir. Çatlak kremleri genel olarak duştan sonra cilde iyice
masaj yaparak uygulanmalıdır. Sadece karın bölgesi değil, meme
başlarına,bacakların iç ve dış tarafı ile kalçaların dış tarafına da
uygulanmalıdır. Cilt elastikiyetinin az olduğukişilerde çatlaklar daha belirgin
olmaktadır.
Renk değişiklikleri: Gebelikte izlenen östrojen, progesteron, çeşitli
androjenler, adrenal steroidlerin(kortizol, aldosteron) değişimine bağlı olarak
ciltte değişiklikler oluşur. Birçok kadında karın cildinin ortasında bulunan ve
“linea alba” adı verilen açık renkli çizgi belirgin şekilde pigmente olur ve
koyu bir renk alarak “linea nigra” adını alır. Bazen de yüz ve boyunda çeşitli
büyüklükte kahverengi yama şeklinde lezyonlar oluşur, buna “gebelik maskesi” adı
verilir. Bu pigmentasyon değişiklikleri genelolarak doğumdan sonra geriler.
Doğum kontrol hapı kullananlarda da benzer değişiklikler izlenebilir.Bu tablodan
melanosit stimulan hormon suçlanmaktadır. 8. gebelik haftasında hipofiz bezinin
ortalobundaki genişlemeye bağlı MSH yükselir. Böylece epidermal ve dermal
makrofajlar içine melanin depolanması artar. Hiperpigmentasyon genel olarak meme
başı, genital bölge, göbek çevresi gibidoğal pigmente alanlarda daha belirgindir
. Koltuk altı, bacakların iç yüzü gibi sürtünmeye açık alanlarda koyulaşır.
Melanosit stimulan hormonunun doğumdan sonra kan seviyesi hızla düşer
vepigmentasyon da gerilemeye başlar. Ultraviyole ışık, yüzeydeki değişiklikleri
melanogenezi uyarmak yoluyla arttırır. Bu durumda güneşten uzak durmak gerekir.
Genel olarak hiperpigmentasyon doğum sonrası azalır ama hastaların üçte birinde
10 yıl devam edebilir.Hamilelik döneminde, beyaz kadınların üçte ikisinde
vasküler örümcek olarak adlandırılan lezyonlar görülür. Bunlar, yüz, boyun,
gövdelerin üst yarısında santral lezyondan çevreye ışınsal çıkıntılar oluşturan
kırmızı lezyonlardır. Bazen de palmar eritem denen avuç içinde kızarıklıklar
izlenir. Gebelik dışında çeşitli karaciğer hastalıklarında görülen bu durum,
gebelikte küçük kan damarlarındaki kanakımının artmasıyla alakalıdır. Gebelikte
ciltteki kan akımı artar, periferik damar direnci azalır, el ve ayaklarda ısı
artışı olur. Dişetlerinde de kapiler dolgunluğa bağlı dişeti kanamaları
görülebilir.
Pruritis gravidarum:ilerleyen dönemlerde karaciğer içi safra yollarında akımın
yavaşlaması ve safratuzlarının birikimine bağlı olarak görülür. Tüm vücutta
yaygın kaşıntılarla seyreder. Safra tuzu retansiyonu olur, serum düzeyleri artar
ve safra tuzları dermiste depolanır. Kaşıntı olur, kaşımayaikincil olarak cilt
lezyonları gelişir. Bu tablonun gelişiminde gebelik hormonları, genetik,
çevresel faktörler önemlidir.
Benler: Gebelikte daha önce var olan benler büyür ve koyulaşır.Saçlar ve kıllar:
Gebelikte saç uzama fazı olan anagen faz relatif olarak uzar, östrojen anagen
fazı uzatır. Androjenler kıl foliküllerinin genişlemesine sebep olur. Doğumdan
sonra bu pozitif etki geçer vesaç dökülmesi olabilir. Genellikle doğum sonrası
1-4.aylar arası belirgindir. Daha sonra kendi kendine geriler ve 6-12 ay
arasında normal saç gelişimi oluşur. Yüzde ve göbek çevresinde olan kıllanmalar
doğumdan sonra geriler.
GEBELİKTE SİVİLCELER: Gebelikte özellikle 8. haftadan itibaren değişen hormonal
ortam bazı anne adaylarında önceden varolan sivilcelerin artmasına ya da ilk
defa gebelik döneminde sivilcelerin ortaya çıkmasına neden olur. Ender
durumlarda ise varolan sivilcelerde azalma görülür. Yüz cildi temiz ve kuru
tutulmalıdır. Sivilceler kozmetik sorunlar yarattığında doktor önerisine göre
topikal (bölgesel) ilaçlar kullanılabilir (dikkat: izotretinoin içerikli
"sivilce ilaçlarının" doğumsal anomalilere neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu
yüzden gebelik döneminde sivilceleriniz için ilaç kullanmadan önce mutlaka
doktorunuza danışmalısınız!).
TIRNAK DEĞİŞİKLİKLERİ: Tırnaklar cildin bir uzantısı olarak kabul edilirler ve
gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle tırnaklar yumuşayıp incelerek
kolay kırılır hale gelebilirler. Tırnak cilası durumu daha da kötüleştirebilir.
Bulaşık ve çamaşır yıkarken lastik eldiven kullanmak ve el ve tırnaklara
nemlendirici losyon sürmek çoğu durumda faydalı olur.
AVUÇ İÇİNDE KIZARIKLIK: Latincede palmar eritem adı verilen bu durum, gebelik
dışındaki bir dönemde ortaya çıktığında bir karaciğer hastalığını düşündürmesine
karşın, gebelik döneminde fizyolojik olarak ortaya çıkabilir. Avuç içlerinde ve
nadiren de ayak tabanlarında kızarıklık ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkar. Palmar
eritemin de diğer çoğu cilt değişikliğinde olduğu gibi gebeliğe bağlı olarak
kandaki östrojenin artması nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kaşıntı
şiddetli olduğunda nemlendirici kremler faydalı olabilir. Nemlendiricilere cevap
vermeyen kaşıntılarda ise doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanılabilir
CİLTTE ÖRÜMCEK TARZINDA DAMARLANMALAR: Bu tür oluşumlar sıklıkla yüzde ve
boyunda, bazen de karın cildinde ortaya çıkarlar. Merkezde bir damar ve bu
damardan etrafa adeta bir örümceğin ayakları gibi ışınsal olarak yayılan kılcal
damarlanmalar şeklindedirler. Gebelik dışı bir dönemde ortaya çıktıklarında bir
karaciğer hastalığını düşündürmelerine karşın, gebelikte artan östrojenin
etkisine bağlı fizyolojik olarak ortaya çıkabilirler. Gebelikten sonra
genellikle kısa sürede kaybolurlar. Bir şikayete yol açmadıklarından tedavi
gereksizdir.
PUPPP: (Pruritik Ürtikeryal Papül ve Plağı).Gebelikte en sık görülen gebeliğe
spesifik cilt hastalığıdır.Tekiz gebeliklerde 1/200, ikiz gebeliklerde 8/200
oranında görülür. Yaygın, kaşıntılı, kutanözerupsiyonlar vardır. Genellikle
karında çatlakların etrafındadır. Daha sonra ekstremitelere de yayılır.
Tedavide; oral kaşıntıyı önleyici ilaçlar ve ve cilt nemlendiricileri
kullanılır. Birçok vakada döküntülerdoğumdan hemen önce veya doğumdan birkaç gün
sonra geçer.Sivilce: Genel olarak gebelikten etkilenmez. Gebe olmaya kadınların
kullandığı retinoik asit gebeliktekontraindikedir. Onun yerine topikal ilaçlar
tercih edilir.Sedef hastalığı: Hastaların %20’inde tablo kötüleşir, topikal
kortikosteroidler denenebilir. Tüm vücudayayılan tiplerde UV-B fototerapi
kullanılabilir. Tırnaklarda yumuşama, incelme ve kırılmalar görülebilir.
kaynak:Op.Dr.Nuri Ceydeli
| |
|