|
| |
ÇOCUK VE HAYVAN
SEVGİSİ
Yeryüzünde sadece insanlar yaşamıyor, onlar, birçok canlı türü içinde sadece
biri. Bu canlı türleri de varoluş nedeni ve halihazırdaki işlevleri ile,
birbirini tamamlayan, bir
döngü biçiminde karşılıklı etkileşerek gerek ekolojik, gerek biyolojik ve
gerekse insanlar için geçerli olan ruhsal boyutlarda yaşamlarını anlamlı
kılmaktadırlar. Doğanın
gereğide budur. Birisindeki eksikliğin bu döngüyü olumsuz yönde etkileyerek
diğerlerinin varoluşlarının veya işlevlerinin aksamasına neden olduğu bilinmekte
ve
"Çevrecilik" akımları tarafından çok açık bir biçimde vurgulanmaktadır.
insan gelişiminde de hayvanların, bitkilerin özellikle de evcil hayvanların
katkısı sanıldığından daha çoktur.
Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal ve sosyal gelişimi bir bütünlük içinde ve
birbirini az yada çok etkileyerek tamamlanır. Çocuk önce kendini ve kendi
dışındaki dünyayı beş
duyusu ile algılar, algıladıklarını da taklit ederek, onlarla karşılıklı
ilişkiye girerek öğrenir. Özellikle de bu karşılıklı ilişkinin kiminle? nasıl?
ne sıklıkla? olduğu onun zihinsel,
ruhsal, sosyal gelişimini yakından etkiler.
Muhakkak ki bu ilişkideki önemli kişiler önce annesi ve diğer aile bireyleri,
daha sonraları da yakın ve uzak çevresindeki insanlardır. Hayvan ve bitkiler de
gerek canlı,
gerekse cansız (oyuncak) halleri ile çocuğun dünyasına bebeklikten itibaren
girerler.
Özel bir bebek veya oyuncak ayıcık çocuğun annesinden sonra en yakın arkadaşı
olabilir. Bu oyuncak ayıcık veya bebek onun sırlarını paylaşır, kızgınlığına
katlanır,
huzursuzluğunu giderir. Evcil hayvanlarda aynen bu oyuncaklar gibi çocuğun
yaşamında etkili olabilirler. Çocuk bir evcil hayvan ile insanlarla nasıl
sosyalleşileceğinin
provalarını yapabilir, mutluluğunu veya mutsuzluğunu paylaşabilir, öfkesini ona
bağırarak giderebilir. Ona bakarak birine bir şeyler vermenin, yardım etmenin
zevkini
tadabilir, onu sahiplenerek bağlılık duygusunun farkına varabilir. Yine çocuk
evcil hayvana bir şeyler öğreterek, kendi bir şeyler öğrenir, korkularını onun
üzerinde
deneyerek yenebilir ve de insan ilişkisinin temelini oluşturan sevmeyi, vermeyi,
korumayı bağımsız bir kişi olmayı öğrenir.
Doğaldır ki; bu sayılan ruhsal ve sosyal süreçler sadece hayvanların yardımıyla
yapılabilir anlamına gelmez, ancak bir yerde bir süre için çocuğun hayatına
katkıda
bulunabilir. Özellikle de çocuğun herhangi bir nedenle yoksunluk yaşadığı durum
ve zamanlarda bu katkısı daha da artacaktır. Örneğin: Sevdiği birini
kaybettiğinde, ev okul
değişikliklerinde ana-babanın ayrılıklarında çocuk için bu evcil hayvan "bir
yerine koyma", paylaşma işlevi görebilir.
Kuşkusuz ki bütün bunların yanı sıra çocuk yaşadığı dünyayı doğasıyla,
bitkisiyle, hayvanları ile bir bütün olarak algılayacak ve kabullenecek bu da
onun hem birey olarak
daha mutlu olmasına, hem de sosyal bir varlık olarak daha saygılı, daha verici
olmasına yardımcı olacaktır.
Hazırlayan:Doç. Dr. Şahnur Şener
Gazi Üniv. Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı
Çocuk
Sağlığı
| |
|