|
| |
PSİKOSOSYAL
GELİŞİMİNDE BÜYÜKANNE VE BÜYÜKBABANIN YERİ VE ÖNEMİ
Bebek ya da çocukların psikososyal gelişiminde büyükanne/babaların rolleri ile
ilgili araştırma sonuçları çelişkilidir. Onların işe karışmaları ile gelişim
üzerine olumlu etki olduğunu bildiren sonuçlar yanında hiçbir etkinin olmadığı,
hatta olumsuz etkilerin olabileceğini bildiren araştırma sonuçları da vardır.
Bu konudaki çalışmalarda farklı sonuçlar elde edilmiştir. Acil servis,
poliklinik ve sağlık merkezine başvurularda getiren kişi, birlikte gelen kişi ya
da sağlık kurumuna başvuruyu öneren kişiler sorulduğunda sıklıkla
büyükanne/babaların etkili olduğu belirlenmiştir.
Büyükanne/babaların çocuğun gelişimi üzerindeki rolü ya da etkilerini gözden
geçirirken belirli başlıklar altında ele almak uygun olacaktır.
Normal sağlıklı çocuğun gelişiminde rolleri:
Çocuk psikiyatrisinde bebeğin psikososyal ya da psikoseksüel gelişimi göz önünde
bulundurulduğunda; ilk 9 ay (ortalama ilk yıl) içinde bebeğin "Temel bakımı
veren bir kişi" ile sürekli, tutarlı ve karşılıklı güvene dayalı doyurucu
ilişkisinin önemi konusunda fikir birliği vardır. Burada özel bir kişi
verilmemektedir. Genellikle annenin fiziksel ve ruhsal sağlığı ile ilgili önemli
bir sorun yoksa temel bakımı veren kişi annedir ve bebek için yaşamın ilk
yılında anne ile olan ilişki önemlidir.
Gebelik, doğum ve doğum sonrası anne sağlığı ile ilgili olası sorunlar yanında
bu döneme özgü ruhsal bozukluklar göz önüne alındığında temel bakım veren
kişinin her zaman anne olamadığını biliyoruz. Bu dönemdeki ruhsal sorunlardan;
annenin gebelik öncesi ruhsal sorunlarının alevlenmesi, annelik hüznü,
postpartum depresyon ya da psikoz gibi bozuklukları bebeğe bakım vermesini kısa
ya da uzun süreli engellemektedir. Bu durumlarda Temel bakım veren kişinin
çocuğu gerçekten seven ve ona bağlanacak bir kişi olması gerekmektedir. Bu da
kan bağı olan bir yakın olmalıdır.
Annenin çalışması, diğer fiziksel yakınmaları, çocuktan kısa süreli ayrılmaları.
İlk yıl içinde temel bakım veren kişiden uzun süreli ayrılmaları önermiyoruz.
Bebekte nesne sürekliliği oluşmadığından, annenin ayrılması ve yeniden
döneceğine ilişkin zihinsel-psikososyal gelişim yoktur. Bu dönemde anneden
ayrılan süreye göre çocukta çeşitli belirtiler görülmektedir. Özellikle
hastaneye yatışlarda bilindiği gibi yuva hastalığı ya da anaklitik depresyon
adını verdiğimiz ağır depresyon tablosu oluşabilmektedir. Bu dönemlerde de
çocuğun kısa süreli bakımında büyük anne babalar devreye girebileceklerdir.
Çocuk 9 aydan sonra anne babadan kısa süreli ayrılabilmekte ancak kreş gibi okul
öncesi kurumlara uyum sağlayabilmek için gerekli sosyalleşmeyi yaklaşık 2.5-3
yaşında kazanmaktadır. Çalışan anne babaların giderek arttığı çevremizde kreşe
kadar olan dönemde çocuğun bakımı ile ilgili sorun ortaya çıkmaktadır. Şimdiye
kadar olan deneyimlerimizden; bu dönemde sıklıkla bakıcı anne ya da ablaların
devreye girdiğini biliyoruz. Sizlerin sıklıkla tanık olduğunuz kaza ve
yaralanmalar bu dönemde olmakta, çocuğun dil ve motor gelişim gibi birçok
alandaki gelişimi bu bakıcılar tarafından karşılanamamakta, hatta çocuklar
kontrol edemediğimiz bu ilişki sırasında çeşitli ihmal ve istismarlarla karşı
karşıya kalmaktadırlar. Kendini koruma ve ifade etmeden yoksun olan bu yaş
grubunda da bu ara bakımın çocuğu sevebilecek kan bağı olan kişilerce
verilmesini öneriyoruz. Sosyalleşmeye geçmede büyükanne/babalar bu dönemde
önemlidir. Anne babadan çok yabancı olmayan, tanık yüzlere geçme çocuğun uyumunu
artıracaktır.
Bunun dışında ilk çocuklarına kavuşan deneyimsiz anne baba için bu dönemi
yaşamış kişilerin deneyimleri de yararlı olabilir.
Bunun dışında çocuğun anne ya da baba kaybı ya da uzun süreli ayrılığı yaşadığı
durumlarda da büyükanne/babaların rolü önemlidir.
Ancak bu sayılan olumlu katkılar yanında geçmişle ilgili aktarılan ve bilimsel
olmayan büyükanne/baba deneyimlerinin çocuğun fiziksel sağlığı ile ilgili
olumsuzlukları tartışılabilir. Bu çocuk yetiştirme ve psikosoyal gelişiminde de
karıştırıcı olabilmektedir. Özellikle aile terapistlerinin üzerinde durduğu;
anne baba için bağımsızlığını kazanmış ve yeni bir ev kuracak olgunluğa gelmiş
bireyler değillerse, büyükanne/baba için de yetiştirilen neslin evden
ayrılmalarını kabullenecek olgunlukta değillerse iki ayrı ev hiçbir zaman
oluşamıyor ve bireysel ya da eskilerden gelen özellikler farkında olmadan bebek
anne-baba ilişkisine aktarılabiliyor.
Bunun sonucunda çocuğa farklı tutum ve mesajlar aktarılmaya başlıyor. Disiplin
sorunları (bir yanda disiplin verilmeye çalışılırken diğer yanda hoşgörü,
tolerans), çocuk üzerinden aktarılan olumsuz duygu ve düşünceler (annen
beceriksizin teki, baban kızıma uygun biri değil) buna örnek verilebilir.
Disiplin dışında çocuğun özdeşimi, olumlu anne baba çocuk ilişkisinin bozulması
gibi
Büyüklerin çocuğun gelişimi üzerine etkisinde şu özelliklerin de etkisi olduğunu
düşünüyoruz: Birlikte ya da ayrı yaşama (çekirdek-geniş aile), Büyüklerin
fiziksel sağlığı (hastalıkları, kayıpları ve çocuğa gelişim dönemine göre
etkisi), Anne babanın ekonomik bağımsızlığı ya da büyüklere bağımlılığı.
Boşanma sonucu dağılan ailelerde anne babadan biri çocukla yaşamakta ve diğer
ebeveyn aralıklı çocuğu görmektedir. Böylesi ayrılıklar sıklıkla ayrılan eşler
için travmatik olmakta ve eşler anne ya da babaları ile birlikte yaşamaya
başlamaktadırlar. Bu ailelerde diğer ebeveynin yerine sıklıkla büyük anne ya da
büyükbaba girerek anne ya da baba rolü üstlenmektedirler. Çocuğun gelişim
dönemine göre birçok olumsuzluk başlamaktadır.
Günümüz toplumunda giderek çekirdek aile (anne, baba ve çocuklar) yaşantısına
geçiş olduğu için büyükanne/ babaların bu karıştırıcı etkileri giderek
azalmaktadır. Bakıcılar, öğretmenler ve komşular gibi çocuğun yaşantısında kısa
süreli etkileri olabilecek diğer karıştırıcılardır. Anne baba ve çocuktan oluşan
aile içinde çocuğun gelişimi destekleniyor ve bu karıştırıcılar kısa süreli ya
da kontrol edilebilir düzeyde kalıyorsa çocuğun ruhsal gelişimi açısından
olumsuz ve kalıcı etkilerini görmüyoruz.
Kaynak: Doç. Dr. Selahattin Şenol
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü
Çocuk
Sağlığı
| |
|